Gastro-Seyahat

Poiana, Braşov: “Restaurant Vanatorul”

Romanya. İnsanı gibi kendisi de güzel bir ülke. Birçok konuda bize yardımcı olan Romen halkına teşekkürü borç bilirim. Bu hafta; Romanya’nın Braşov kentinde, mönüsünün tamamını av hayvanlarıyla oluşturan restoran Vanatorul var. Braşov’a gitmeden önce restoran araştırması yaparken, av hayvanlarının ve ayı etinin olduğunu okudum. Tabi ki kim tutar beni, daha once ayı eti denemediğim için çok meraklandım.

Romanya’ya geldiğimiz gün telefonla rezervasyon yapmak istedik. Cumartesi gündüz aradık ve “akşam boş masa var, alabiliriz sizi” dediler. Biz de Braşov meydan’dan (Piata Sfatului) restoranın bulunduğu semt olan Poiana Braşov’a gitmek için taksiye bindik. Arada resim de çekmeyi ihmal etmedik. Yaklaşık 12-15 dk’lik taksi yolculuğundan sonra restorana vardık. Heryer ahşap ve duvarda av hayvanlarının doldurma kafaları bulunmakta. Tabaklarda bile an hayvanlarının baskısı var. Garson geldi, mönüeri dağıttı, Türk olduğumuzu anladı. Kendisi de Marmaris’te bulunmuş bir süre. Bu arada biz bu restoranı iki kez ziyaret ettik.

Ilk sefer Nisan ayı:

Mönüye göz gezdirdik. Akliniza gelebilecek her türlü av hayvanı mevcut. Keklik, bıldırcın, ördek, kaz, geyik, ayı, tavşan, yaban domuzu. Baştan çıkmamak elde değil. Baslangıçlara bakındık. Karışık sıcak baslangıç tabağı vardı; içerisinde geyik, yaban domuzu, üç çeşit sosis ve kaz ciğeri bulunuyordu. Sipariş verildi; hazırlanırken Romanya’ya ait şarabimizi açtık, yudumlamaya basladik. Baslangıç çok iddialıydı. Baslangıçlarımızı yedik. Ana yemek olarak elbette ayı eti ve geyik eti söyledik. İkisi de fırında pişmiş olarak servis ediliyor. Geyik etini cok severim ve layığıyla yapılmıştı. Ancak ayi eti bana pek hitap etmedi. Elbette seveni var, ancak bana göre normal lezzette geldi. Tatlı bakımından tahmin ediceginiz gibi pek zengin bir mönüsü yok. Ancak şampanya sorbe gozume takıldı ve denemek istedim. Denemekte haklıymışım, müthiş. Garsonumuz bize yemeklerden hemen sonra Romanya ve Macaristan’a ozgu olan Palinka denilen likorü ikram ediyor. Evet bu içki çok çok sert, insanin içini ısıtmak için birebir de olsa, bana fazla sert. Mutlu mesut ayrılıyoruz.

İkinci sefer Aralık ayı:

Bu kez daha soguk. Yaklasik -3 derece. Sıcak baslangic tabağı alıyoruz. Transilvanya çorbası da iciyoruz. Malum hava soğuk. Romenler de bizler gibi “ciorba” diyorlar çorbaya. Peki neler vardır Transilvanya çorbasının içinde: domuz eti, pirinç, limon, soğan, kereviz, tarhun, maydonoz ve süzme yoğurdu andıran “sour cream” var. Bir yandan, yine Romen menşeli bir şarap soylüyoruz. Ana yemek olarak mango soslu ördek alıyoruz. Sosu bana göre biraz şekerli kaldı. Ancak lezzet ve etin pişmesi çok çok iyi. Bu kez tatlı almadık. Mutlu mesut otelimizin yolunu tutuyoruz.

Screen shot 2015-05-19 at 8.20.29 PM

Yazar:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir